HMK'ya göre bir adi senetteki imzanın inkârı üzerine başlatılan sahtelik incelemesinde, mahkemenin isticvap ve huzurda imza örneği alma aşamalarını atlayarak doğrudan bilirkişi incelemesine karar vermesi usulen doğru mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116467

Hayır, usulen doğru değildir. HMK m. 211, bir belgedeki imzanın sahteliği iddiası üzerine mahkemenin izleyeceği prosedürü bir sıra dahilinde düzenlemiştir. Bu sıra, emredici niteliktedir ve hakimin keyfi hareket etmesini önlemeyi amaçlar. HMK m. 211/1'e göre mahkeme, 'aşağıdaki sıra ile' inceleme yapmak zorundadır. Bu sıra şöyledir: İlk olarak, hakim inkâr eden tarafı isticvap etmelidir (m. 211/1-a). Bu isticvaptan sonra bir kanaat edinemezse, yine aynı bent uyarınca, o kişiye huzurda yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belgeyi ve diğer delilleri değerlendirir. Hakim, bu ilk değerlendirmeler sonucunda sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşturamamışsa, ancak o zaman (b) bendi uyarınca 'bilirkişi incelemesine' karar verir. Dolayısıyla, mahkemenin isticvap ve huzurda imza alma gibi öncelikli ve daha basit yöntemleri denemeden, doğrudan bilirkişi incelemesi gibi daha masraflı ve zaman alıcı bir yola başvurması, HMK m. 211'de belirtilen usuli sıraya aykırılık teşkil eder. Bu durum, yargılamanın usulüne uygun yürütülmediği gerekçesiyle bir bozma nedeni olabilir.