Bir ceza davasında, sanık hakkındaki ceza soruşturması ile aynı eyleme ilişkin olarak ceza infaz kurumunda yürütülen disiplin soruşturması arasındaki ilişki nedir? 5275 sayılı Kanun m. 37/2 uyarınca, açılmış bir kamu davası disiplin cezasının verilmesini ve uygulanmasını engeller mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116465

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 37. maddesinin 2. fıkrası, 'Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez.' hükmünü amirdir. Bu hüküm, ceza hukuku ve disiplin hukukunun iki ayrı alan olduğunu ve farklı amaçlara hizmet ettiğini ortaya koyar. Bir eylem, hem TCK kapsamında bir suç (örneğin, görevli memura hakaret) hem de infaz kurumu düzenini bozan bir disiplin suçu (örneğin, kurum görevlilerine hakaret) teşkil edebilir. Bu ilkeye 'ne bis in idem (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama yasağı)' ilkesinin istisnası gözüyle bakılabilir, çünkü amaçlar farklıdır. Ceza yargılaması toplumsal düzeni korumayı ve suçluyu cezalandırmayı amaçlarken, disiplin soruşturması kurum içi düzeni ve disiplini sağlamayı amaçlar. Dolayısıyla, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını bozan Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin E. 2011/10815, K. 2011/31641 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, mahkemenin 'cezai soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiği' gerekçesiyle disiplin işleminin durdurulmasına karar vermesi hukuka aykırıdır. Disiplin kurulu, ceza davasının sonucunu beklemeksizin kendi soruşturmasını yürüterek disiplin cezasını verebilir ve bu ceza, yasal şartları varsa (örneğin infaz hakimi onayı) uygulanabilir. Ceza davasında sanığın beraat etmesi dahi, disiplin cezasının hukuka aykırılığı sonucunu doğurmaz; ancak beraat gerekçesi (örneğin eylemin sanık tarafından işlenmediğinin kanıtlanması), disiplin cezasının yeniden gözden geçirilmesi için bir neden olabilir.