Bir hizmet tespiti davasında, davacının birden fazla işverene (örneğin farklı spor kulüpleri) karşı dava açması durumunda, bu davalılar arasında 'zorunlu dava arkadaşlığı' var mıdır? Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2017/4539 sayılı kararına göre, bu durumda mahkemenin usulen yapması gereken işlem nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116462

Zorunlu dava arkadaşlığı, dava konusu hakkın birden fazla kişi arasında ortak olması ve mahkemece tüm ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesinin zorunlu olduğu hallerde söz konusu olur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/2024, K. 2017/4539 sayılı kararında da belirtildiği gibi, davacının farklı tüzel kişiliklere sahip işverenler (farklı spor kulüpleri) nezdinde geçen çalışmalarının tespiti için açtığı davada, bu işverenler arasında maddi veya şekli anlamda bir zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Her bir işveren ile kurulan hizmet ilişkisi, diğerinden bağımsız, ayrı bir hukuki ilişkidir. Davaların temelini oluşturan vakıalar (farklı dönemlerde, farklı kulüplerde çalışma) ve hukuki sebepler (her bir kulüple ayrı hizmet sözleşmesi) benzer olsa da, bu durum HMK m. 57 kapsamında 'ihtiyari dava arkadaşlığı'na yol açar. İhtiyari dava arkadaşlığında, davaların birlikte görülmesi bir zorunluluk değildir. Yargıtay, bu tür davaların birlikte görülmesinin yargılamayı karmaşıklaştıracağını ve sağlıklı bir sonuca ulaşmayı engelleyeceğini belirterek, mahkemenin usulen yapması gereken işlemin, HMK m. 167 uyarınca her bir davalı işveren yönünden davanın 'ayrılmasına (tefrikine)' karar vererek, her bir dava için ayrı bir yargılama yürütmek olduğunu belirtmiştir. Bu, her bir hukuki ilişkinin kendi özelinde değerlendirilmesini ve usul ekonomisini sağlayan doğru bir yaklaşımdır.