5237 sayılı TCK'da, konut eklentisinde (apartman merdiveni) gerçekleştirilen yağma suçu, TCK m. 149/1-d kapsamında nitelikli hal olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2011/6306 sayılı kararında bu konuda nasıl bir yorum yapılmıştır ve bu yorumun temelinde hangi ceza hukuku ilkesi yatmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116440

Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin E. 2010/31811, K. 2011/6306 sayılı kararında, apartman merdiveni gibi konut eklentilerinde işlenen yağma suçunun TCK m. 149/1-d kapsamında nitelikli hal olarak kabul edilemeyeceğine hükmedilmiştir. TCK m. 149/1-d, yağma suçunun 'konut veya işyerinde' işlenmesini nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Eski 765 sayılı TCK'da 'konut ve eklentileri' ifadesi yer alırken, 5237 sayılı yeni TCK'da 'eklenti' ibaresine yer verilmemiştir. Yargıtay, bu değişikliğin bilinçli bir tercih olduğunu ve kanun koyucunun nitelikli hali sadece konutun ve işyerinin içi ile sınırlamak istediğini kabul etmiştir. Bu yorumun temelinde, Anayasa'nın 38. maddesi ve TCK'nın 2. maddesinde düzenlenen 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi yatmaktadır. Bu ilkenin bir sonucu olan 'kıyas yasağı', suç ve ceza içeren hükümlerin, kanunda açıkça belirtilmeyen durumları kapsayacak şekilde genişletilerek yorumlanmasını engeller. Apartman merdiveni, hukuken 'konut' değil, 'konut eklentisi' sayılır. Kanun metninde 'eklenti' kelimesi geçmediği için, bu kavramı nitelikli halin içine dahil etmek, sanık aleyhine kıyas yapmak anlamına gelecektir. Bu nedenle Yargıtay, kanunun lafzına sıkı sıkıya bağlı kalarak, eklentide işlenen yağma suçunun basit (TCK m. 148) haliyle cezalandırılması gerektiğine karar vermiştir.