5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 37 uyarınca hükümlüye disiplin cezası verilebilmesi için eylemin 'kurumda' işlenmesi şartı nasıl yorumlanmalıdır? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/2495 sayılı kararı, hükümlünün duruşma veya sağlık nedeniyle geçici olarak kurum dışında bulunduğu bir yerde (örneğin hastanede) işlediği disiplin eylemini neden bu kapsamda değerlendirmemiştir ve bu karardan sonra kanunda yapılan değişiklik nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116425

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin E. 2017/1460, K. 2017/2495 sayılı kararında, hükümlünün hastaneye götürülmek üzereyken jandarma devriyesine hakaret etme eyleminin, 5275 sayılı Kanun'un 37/1. maddesindeki 'kurumda' işlenme şartını karşılamadığına karar verilmiştir. Yargıtay, bu yorumuyla 'kurum' kavramını fiziki olarak ceza infaz kurumunun sınırları ile dar bir şekilde yorumlamıştır. Bu yoruma göre, hükümlünün kurum dışındaki geçici bulunduğu yerler (adliye, hastane vb.) disiplin cezası uygulanması bakımından 'kurum' sayılmıyordu. Ancak bu yorum, disiplin ve güvenlik açısından önemli bir boşluk yaratmıştır. Bu boşluğu gidermek amacıyla, 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 37. maddesinin birinci fıkrasına 'Hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilir.' cümlesi eklenmiştir. Bu değişiklikle birlikte, Yargıtay'ın eski dar yorumu aşılmış ve kanun koyucu, hükümlünün idarenin denetim ve sorumluluğu altında bulunduğu her yeri 'kurum' olarak kabul ederek, bu yerlerde işlenen disiplin suçlarına da ceza verilebilmesinin önünü açmıştır.