Bir kişinin çalışmıyor olması, aleyhine tedbir nafakasına hükmedilmesine tek başına engel teşkil eder mi? Mahkeme, nafaka yükümlüsünün fiili gelir durumunu değerlendirirken hangi kriterleri göz önünde bulundurmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116416

Bir kişinin SGK kaydına göre 'çalışmıyor' veya 'işsiz' olarak görünmesi, aleyhine tedbir nafakasına hükmedilmesine tek başına engel değildir. Nafaka yükümlülüğü, kişinin fiili ve potansiyel gelir elde etme kapasitesine göre belirlenir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, mahkeme nafaka miktarını belirlerken şu kriterleri göz önünde bulundurmalıdır: 1) Potansiyel Çalışma Gücü: Kişinin çalışmasına engel teşkil eden bir sağlık sorunu, yaşlılık veya bakıma muhtaç birine bakma zorunluluğu gibi haklı bir mazereti yoksa, 'çalışma gücüne sahip olduğu' kabul edilir. Mahkeme, kişinin mesleği, eğitimi ve yaşına göre elde edebileceği varsayımsal bir geliri (genellikle asgari ücret seviyesinde) dikkate alarak nafakaya hükmedebilir. 'Keyfiyetten çalışmama' durumu, nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. 2) Diğer Gelir Kaynakları: Nafaka yükümlülüğü sadece maaş gelirine bağlı değildir. Kişinin kira geliri, faiz geliri, şirket ortaklığı, tarımsal gelir gibi her türlü malvarlığı ve gelir kaynağı araştırılmalıdır. 3) Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması: Mahkeme, kolluk marifetiyle tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını (SED) araştırır. Bu araştırma, kişinin fiili yaşam standardı hakkında bilgi verir. 4) Çalışmaya Engel Halin Varlığı: Eğer nafaka yükümlüsü, çalışmasına fiilen veya hukuken engel olan bir durumda ise (örneğin, ağır bir hastalık, askerlik hizmeti), bu durum ispatlandığı takdirde nafaka yükümlülüğü ortadan kalkabilir veya çok düşük bir miktarda belirlenebilir. Sonuç olarak, işsizlik tek başına bir mazeret değildir; önemli olan, kişinin gelir elde etme kapasitesinin olup olmadığıdır.