Bir hırsızlık olayında, sanığın eylemini 'ağır ve acil bir ihtiyacını' karşılamak için işlediği savunması (TCK m. 147) ile 'malın değerinin azlığı' (TCK m. 145) iddiası birlikte ileri sürülebilir mi? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/24066 sayılı kararında, eczaneden 'uyuz ilacı' almak için camı kırarak içeri giren suça sürüklenen çocuk olayında, mahkemenin TCK m. 147'yi uygulamadan önce hangi araştırmayı yapması gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116414

TCK m. 145 ve m. 147, farklı koşullara dayanan iki ayrı şahsi cezasızlık veya cezada indirim sebebidir. Bir olayda her ikisinin de koşulları teorik olarak bir araya gelebilir (örneğin, açlıktan dolayı çok ucuz bir ekmek çalmak). Bu durumda hakim her iki maddeyi de değerlendirir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E. 2013/34145, K. 2014/24066 sayılı kararında, suça sürüklenen çocuğun 'uyuz olduğu için ilaç almak amacıyla' eczaneye girdiği savunması, TCK m. 147 kapsamında bir 'ağır ve acil ihtiyaç' iddiasıdır. Yargıtay, mahkemenin bu savunma karşısında doğrudan bir karar veremeyeceğini, öncelikle bu iddianın maddi temelinin araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Mahkemenin yapması gereken araştırma şudur: Suça sürüklenen çocuğun, olay tarihinde veya öncesinde gerçekten böyle bir hastalığının (uyuz) bulunup bulunmadığını, bu konuda bir teşhis veya tedavi görüp görmediğini, kaldığı kurumlardan veya sağlık kayıtlarından araştırmak. Eğer çocuğun gerçekten böyle bir rahatsızlığı olduğu ve ilaca acil ihtiyacı bulunduğu tespit edilirse, TCK m. 147'nin uygulanma koşulları oluşmuş demektir. Eğer böyle bir hastalık yoksa, savunma mesnetsiz kalacak ve TCK m. 147 uygulanamayacaktır. Bu araştırma yapılmadan, sadece sanığın soyut beyanına dayanarak veya bu beyan hiç araştırılmadan hüküm kurulması, eksik inceleme nedeniyle bozma sebebidir.