Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/386 sayılı kararında, maktulün saldırısını sonlandıran sanığın, maktulün elindeki bıçağı aldıktan sonra eylemine devam etmesi 'yoğun haksız tahrik' olarak nitelendirilmiştir. Bu durumda, ilk saldırının yarattığı haksız tahrikin etkisi, saldırı bittikten sonra ne kadar süre devam eder? Tahrikin 'yoğunluğu' ceza indirim oranını nasıl etkiler?
Haksız tahrikin (TCK m. 29) uygulanabilmesi için, haksız fiilin yarattığı 'hiddet veya şiddetli elemin' etkisi altında suçun işlenmesi gerekir. Bu etkinin ne kadar süreceği, her somut olayın özelliğine göre hakim tarafından takdir edilir. Saldırı biter bitmez tahrikin de bittiği söylenemez. Özellikle YCGK 2017/386 sayılı karardaki gibi, hayati tehlike atlatılan bir saldırının hemen ardından, failin maruz kaldığı haksız fiilin yarattığı hiddet ve elem halinin devam etmesi hayatın olağan akışına uygundur. Bu etkinin 'yoğunluğu' ise, maruz kalınan haksız fiilin ağırlığına göre belirlenir. Somut olayda sanık, her biri yaşamsal tehlike yaratan 8 bıçak darbesi almıştır. Bu, son derece ağır bir haksız fiildir ve dolayısıyla 'yoğun' veya 'ağır' bir haksız tahrik durumu yaratır. TCK m. 29, haksız tahrik altında işlenen suçlarda cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirileceğini belirtir. Tahrikin 'yoğunluğu', bu indirim oranının belirlenmesinde temel kriterdir. Tahrik ne kadar ağır ve yoğun ise, ceza indirim oranı o kadar yüksek (tahrikin azami hadden uygulanması) olacaktır. Dolayısıyla, 8 bıçak darbesi gibi ağır bir fiilin yarattığı tahrik 'yoğun' kabul edilerek, kasten öldürme suçunun cezasında en üst sınıra yakın (örneğin dörtte üç oranında) bir indirim yapılması gerekecektir.