Bir hizmet kusurundan kaynaklanan tam yargı davasında yetkili mahkemeyi belirleyen İYUK m. 36/b'deki 'hizmetin görüldüğü yer' ile m. 36/c'deki 'davacının ikametgahının bulunduğu yer' kuralları arasındaki ilişki nedir? Hangi kuralın öncelikli uygulama alanı vardır?
İYUK m. 36, idari sözleşmeler dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemeyi 'sırasıyla' belirlemiştir. Bu 'sırasıyla' ifadesi, bentler arasında bir öncelik-sonralık ilişkisi, yani bir hiyerarşi olduğunu gösterir. Buna göre: 1) Öncelikli Kural (m. 36/a ve b): İlk olarak, zararın kaynağına bakılır. a) Zarar, bir idari uyuşmazlıktan (örneğin, bir iptal davasına konu olmuş işlemden) doğmuşsa, o uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili mahkeme yetkilidir (m. 36/a). b) Zarar, bayındırlık, ulaştırma gibi bir 'hizmetten' veya idarenin herhangi bir 'eyleminden' doğmuş ise, 'hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer' idare mahkemesi yetkilidir (m. 36/b). Sağlık hizmeti (malpraktis) davaları da bu bende girer. 2) Tali (İkincil) Kural (m. 36/c): 'Diğer hallerde' ise davacının ikametgahının bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. 'Diğer haller' ifadesi, bu kuralın ancak (a) ve (b) bentlerindeki durumların söz konusu olmadığı istisnai hallerde uygulanabileceğini gösterir. Örneğin, zarara yol açan eylemin veya hizmetin yapıldığı yerin belli olmadığı veya birden çok yerde olup tek bir yetkili mahkemenin tespit edilemediği nadir durumlarda bu kurala başvurulabilir. Sonuç olarak, İYUK m. 36/b, m. 36/c'ye göre önceliklidir. Eğer zarar bir hizmetten veya eylemden kaynaklanıyorsa, yetkili mahkeme mutlaka hizmetin görüldüğü yer mahkemesidir; bu durumda davacının ikametgahı yetkiyi belirlemez. Davacı, hizmetin görüldüğü yerden farklı bir yerde ikamet etse bile, davasını hizmetin görüldüğü yerdeki idare mahkemesinde açmak zorundadır.