5271 sayılı CMK m. 98'de düzenlenen 'yakalama emri' ile CMK m. 101'de düzenlenen 'tutuklama kararı' arasındaki hukuki fark ve sıralama ilişkisi nedir? Bir sanığın yokluğunda hakkında doğrudan 'tutuklamaya yönelik yakalama emri' çıkarılması CMK sistematiğine uygun mudur?
CMK m. 98'deki yakalama emri ile m. 101'deki tutuklama kararı, amaçları, sonuçları ve veriliş koşulları bakımından birbirinden tamamen farklı iki hukuki kurumdur. 1) Amaç ve Sonuç: Yakalama emri, soruşturma veya kovuşturması yürütülen bir şüpheli veya sanığın, yetkili merci (savcı, hakim, mahkeme) huzurunda hazır edilmesini sağlamayı amaçlayan bir 'zorla getirme' aracıdır. Yakalama, kendi başına bir özgürlükten yoksun bırakma tedbiri değil, sorgu, ifade alma veya bir koruma tedbirine karar verme gibi başka bir işlemin yapılabilmesi için kişiyi geçici olarak alıkoyma işlemidir. Tutuklama kararı ise, CMK m. 100'deki şartlar (kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenleri) varsa, şüpheli veya sanığın ceza infaz kurumunda özgürlüğünden yoksun bırakılmasını sağlayan bir 'koruma tedbiri'dir. 2) Sıralama İlişkisi: CMK sistematiğinde, kural olarak yakalama, tutuklamadan önce gelir. Hakkında tutuklama düşünülen ancak hazırda bulunamayan bir kişi için önce yakalama emri çıkarılır. Kişi yakalandıktan sonra en geç 24 saat içinde yetkili hakim/mahkeme önüne çıkarılır. Burada sorgusu yapılır ve ancak bu sorgudan sonra, şartları varsa, hakkında tutuklama kararı verilir. 3) 'Tutuklamaya Yönelik Yakalama Emri': Uygulamada bu ifade kullanılsa da, CMK sistematiğinde 'tutuklama amaçlı yakalama' diye ayrı bir yakalama türü yoktur. Çıkarılan her yakalama emri, kişinin adaletin önüne getirilmesini amaçlar. Getirildikten sonra ne karar verileceği (serbest bırakma, adli kontrol, tutuklama) o andaki delil durumuna ve sorguya göre belirlenir. Sanığın yokluğunda doğrudan tutuklama kararı verilemeyeceği gibi, 'kesin olarak tutuklanması amacıyla' bir yakalama emri çıkarılması da sistemin ruhuna aykırıdır. Yakalama, tutuklamanın bir öncülü ve aracıdır, ancak her yakalama tutuklamayla sonuçlanmak zorunda değildir.