CMK m. 75 uyarınca şüpheli veya sanıktan moleküler genetik (DNA) incelemesi için örnek alınması, hangi şartlarda zorla yapılabilir? Anne ve babanın rıza göstermediği bir durumda, 18 yaşından küçük bir çocuktan DNA testi için zorla örnek alınmasına hakim karar verebilir mi?
DNA testi için örnek alınması, kişinin vücut bütünlüğüne bir müdahale olduğundan sıkı şartlara bağlanmıştır. Mahkeme kararıyla DNA testi yapılmasına karar verildiğinde, ilgili kişinin bu işleme rıza göstermemesi halinde zor kullanılıp kullanılamayacağı HMK m. 292'de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: 'Uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere göre ispat imkânı sağlayan, taraflardan birinin vücudundan kan veya doku alınması gibi bir incelemeye karar verilebilir. Bu incelemenin yapılabilmesi için de ilgili tarafın rızası şarttır. Ancak, gerçeğin ortaya çıkması için, hakimin bu incelemenin yapılmasına karar verdiği hâllerde, taraf, haklı bir sebep olmaksızın bu karara uymazsa, hakim, durumun gereklerine göre bu hareketini ispat yükü kendisine düşen tarafın iddiasını ispat etmiş, diğer tarafın ise bu iddiayı reddetmiş sayacağına karar verebilir. Üçüncü kişi, tanıklık yapmakla yükümlü olduğu bir konuda gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olmak amacıyla, haklı bir sebep olmaksızın kendisinden kan veya doku alınmasına rıza göstermekten kaçınırsa, tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümler uygulanır.' Ancak ceza yargılaması ve özellikle kamu düzenini ilgilendiren soybağı davalarında durum farklılaşır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, bir kişinin DNA testinden kaçınmasını gerektiren 'haklı bir sebebi' (örneğin sağlık açısından ciddi bir tehlike) yoksa, hakim DNA testinin zor kullanılarak yapılmasına hükmedebilir. Bu, maddi gerçeğe ulaşma ve kamu düzenini koruma amacının, kişinin rızasına üstün geldiği bir durumdur. 18 yaşından küçük bir çocuktan örnek alınması normalde velisinin (anne ve baba) rızasına bağlıdır. Ancak, bir soybağı davasında anne ve babanın haklı bir gerekçe olmaksızın rıza vermekten kaçınması, çocuğun menfaatine ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına aykırı olacağından, hakim bu rızanın kötüye kullanıldığına kanaat getirerek, çocuğun üstün yararını gözetip, testin zorla yapılmasına karar verebilir (Bkz: Yargıtay 2. HD, E. 2021/9541, K. 2021/10041). Bu, özellikle çocuğun soybağını öğrenme hakkını korumaya yönelik bir uygulamadır.