Tedbir nafakasında kusur durumu dikkate alınır mı? Boşanma davasında ağır kusurlu olduğu anlaşılan bir eş, diğer eşten tedbir nafakası talep edebilir ve alabilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımının gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116386

Tedbir nafakası (TMK m. 169), boşanma davası süresince, tarafların ve çocukların barınma ve geçimini sağlamaya yönelik 'geçici bir önlem'dir. Bu önlemin temel amacı, dava süresince mali olarak zayıf durumda kalacak olan tarafın mağduriyetini önlemektir. Bu nedenle, tedbir nafakasının takdirinde tarafların 'kusur durumu' dikkate alınmaz. Boşanma davasının açılmasıyla birlikte eşlerin birbirine karşı olan bakım ve yardım yükümlülüğü, karar kesinleşinceye kadar devam eder. Kusur tespiti ise yargılamanın sonunda, tüm deliller toplandıktan sonra yapılacak bir değerlendirmedir. Yargılama devam ederken kimin kusurlu olduğu henüz hukuken sabit değildir. Bu sebeple, boşanma davasında ağır kusurlu olduğu iddia edilen veya yargılama sonunda ağır kusurlu bulunacak olan bir eş dahi, dava süresince yoksulluğa düşecekse, diğer eşten tedbir nafakası talep edebilir ve alabilir. Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik yaklaşımı, tedbir nafakasının amacının geçici bir koruma sağlamak olduğu ve bu korumanın kusurdan bağımsız olarak, sadece tarafların ekonomik durumlarına göre değerlendirilmesi gerektiği yönündedir (Bkz. Yargıtay HGK E. 2017/2-1578 K. 2018/791 T. 18.4.2018). Ancak, Yargıtay'ın istisnai olarak kabul ettiği bir durum, nafaka talep eden eşin bir başkasıyla fiilen evli gibi yaşamasıdır; bu durumda ahlaki nedenlerle tedbir nafakası talebi reddedilebilmektedir.