Bir taşınmaza ilişkin satış vaadi sözleşmesi ve harici satışa dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davası ile aynı taşınmaza ilişkin mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi davası birleştirilmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2017/1158 sayılı kararında, tapu iptali ve tescil davasının Tüketici Mahkemesi'nin görevine girdiği tespit edildiğinde, mahkemenin nasıl bir yol izlemesi gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116380

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/4088, K. 2017/1158 sayılı kararında, karmaşık bir hukuki durum ele alınmıştır. Bir yanda mülkiyet hakkına dayalı ve genel mahkemelerin (Asliye Hukuk Mahkemesi) görev alanına giren bir elatmanın önlenmesi davası, diğer yanda ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına giren (yükleniciden konut satışı) ve Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına giren bir tapu iptali ve tescil davası bulunmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece re'sen gözetilir. Farklı görev alanlarına giren davaların aynı mahkemede birleştirilerek görülmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken yol şudur: 1) Davaların Ayrılması (Tefrik): Mahkeme, HMK m. 167 uyarınca, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla, birleştirilen davaların ayrılmasına karar vermelidir. 2) Görevsizlik Kararı: Mahkeme, ayırdığı tapu iptali ve tescil davası için, 6502 sayılı Kanun gereğince Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğunu belirterek 'görevsizlik' kararı vermeli ve dosyayı görevli Tüketici Mahkemesi'ne göndermelidir. 3) Yargılamaya Devam: Mahkeme, kendi görev alanında kalan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasına ise bakmaya devam etmelidir. Gerekirse, Tüketici Mahkemesi'ndeki davanın sonucunu HMK m. 165 uyarınca 'bekletici mesele' yapabilir. Sonuç olarak, görev uyuşmazlığı durumunda davaların tefrik edilerek her birinin görevli mahkemeye gönderilmesi usul hukuku açısından bir zorunluluktur.