Bir sanığın yargılandığı dava devam ederken, temyiz aşamasında ölmesi durumunda Yargıtay nasıl bir karar vermelidir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/351 sayılı kararında belirtilen usul nedir ve neden Yargıtay doğrudan 'davanın düşmesi' kararı vermemektedir?
TCK m. 64 uyarınca sanığın ölümü, kamu davasını düşüren bir sebeptir. Ancak, bir sanığın temyiz aşamasında öldüğüne dair bir bilgi (örneğin UYAP'tan alınan nüfus kaydı) ortaya çıktığında, Yargıtay (temyiz mercii) doğrudan 'davanın düşmesi' kararı vermez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2016/193, K. 2019/351 sayılı kararında açıklanan usul şöyledir: Temyiz mercii, ölüm bilgisi nedeniyle hükmün diğer yönlerini incelemeden, kararı 'bozar' ve dosyayı yerel mahkemeye geri gönderir. Bunun sebebi, ölümün hukuki bir vakıa olması ve kesin olarak saptanmasının gerekmesidir. Nüfus kayıtlarındaki bilgilerin hatalı olma ihtimali vardır. Bu nedenle, ölüm olayının kesin olarak tespiti için yerel mahkemenin mahallinde bir araştırma yapması (örneğin, nüfus müdürlüğünden yazı ile teyit, muhtarlıktan araştırma vb.) en doğru usuldür. Yerel mahkeme, sanığın öldüğünü kesin olarak saptadıktan sonra, TCK m. 64 ve CMK m. 223 uyarınca 'davanın düşmesine' karar verir. Bu usul, hem hukuki kesinliğin sağlanması hem de yetki ve görev kurallarına uygun hareket edilmesi açısından benimsenmiştir. Yargıtay, esasa ilişkin bir karar vermeden, usuli bir eksikliğin (sanığın hukuki durumunun ölüm nedeniyle değişmesi) giderilmesi için dosyayı iade etmektedir.