Ceza infaz kurumuna veya tutukevine alkol sokmak eylemi, 5237 sayılı TCK m. 297 ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu çerçevesinde bir suç veya disiplin suçu oluşturur mu? Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/4561 sayılı kararında bu konuda nasıl bir sonuca varılmıştır ve bu kararın dayandığı hukuki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116356

Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin E. 2015/16141, K. 2015/4561 sayılı kararında, ceza infaz kurumunda alkol kullanma eylemi değerlendirilmiştir. Kararda öncelikle, ceza infaz kurumuna alkol sokma veya kullanma eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 'İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokmak' başlıklı 297. maddesi kapsamında bir suç oluşturmadığına işaret edilmektedir. Çünkü TCK m. 297/1, yasak eşyaları 'silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı' olarak sınırlı sayıda saymıştır (numerus clausus) ve alkol bu listede yer almamaktadır. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği, bu listenin kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. Disiplin suçu açısından ise, kararda Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 83/1-f maddesindeki 'Hükümlüler alkollü içkiler içemez...' hükmüne atıf yapılmaktadır. Bu hüküm, alkol kullanmayı bir disiplinsizlik olarak düzenlemektedir. Ancak disiplin cezası verilirken, eylem ile cezanın orantılı olması ve kanunda tanımlanan bir disiplin cezası türüne karşılık gelmesi gerekir. Olayda, hükümlüye 5275 sayılı Kanun'un 44/3-g maddesi (kuruma ateşli silah, patlayıcı, uyuşturucu vb. sokmak) uyarınca 11 gün hücreye koyma cezası verilmiştir. Yargıtay, hükümlünün eylemi (alkol kullanmak) ile verilen cezanın dayandırıldığı madde (uyuşturucu sokmak vb.) arasında bir irtibat bulunmadığını belirtmiştir. Dolayısıyla, alkol kullanmak bir disiplin suçu oluştursa da, bu eyleme Tüzük'teki genel hükümlere aykırılık nedeniyle daha hafif bir disiplin cezası verilmesi gerekirken, kanunda açıkça sayılmayan bir eyleme, en ağır cezalardan birinin dayandırıldığı kanun maddesi uygulanarak ceza verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Karar, suç ve cezada kanunilik ilkesinin disiplin hukuku alanındaki yansımalarını göstermesi açısından önemlidir.