Bir bononun vade tarihi '06.08.2006', tanzim tarihi ise '04.07.2006' olarak düzenlenmiştir. Ancak bilirkişi incelemesinde, tanzim tarihinin aslında '06.08.2006' olarak düzenlendiği, sonradan tahrif edilerek '04.07.2006' yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda bononun akıbeti ne olur? Metindeki Yargıtay kararı ışığında açıklayınız.
Bu durumda bono, 'çift vade' içerdiği gerekçesiyle kambiyo senedi vasfını yitirir ve takibin iptali gerekir. Metinde alıntılanan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/29536 K. sayılı kararında benzer bir durum ele alınmıştır. Tahrifat onanmadığı için, senedin tahrifattan önceki orijinal haline göre değerlendirme yapılması gerekir. Orijinal halinde tanzim tarihi '06.08.2006'dır. Vade tarihi de '06.08.2006'dır. Bu durumda vade tarihi ile tanzim tarihi aynı gündür. TTK'ya göre bu geçerli bir vadedir (belirli bir günde ödenecek). Ancak, kararda belirtilen '2' nolu bonoda ayrıca senet metninde vadenin 'Ağustos 2006' olarak da gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, senette hem rakamla '06.08.2006' hem de metinle 'Ağustos 2006' gibi iki farklı vade unsuru bir arada bulunur. Bu, senedi 'çift vadeli' hale getirir. TTK m. 703'e göre çift vadeli senetler bono vasfında sayılamaz. Bu nedenle, bu belgeye dayanılarak kambiyo takibi yapılamaz ve takibin iptaline karar verilmesi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-207-senette-cikinti-kazinti-ve-silinti.html)