Haksız tutuklama nedeniyle açılan bir tazminat davasında, avukata yapılan ödemenin bir kısmının beraat kararından sonra yapılmış olması, bu miktarın tazminat talebinden reddedilmesi için tek başına yeterli bir gerekçe midir? AYM'nin Süleyman Altıntaş başvurusundaki yaklaşımını açıklayınız.
Hayır, tek başına yeterli bir gerekçe değildir. AYM, Süleyman Altıntaş başvurusunda, ilk derece mahkemesinin bu gerekçesini de zımnen eleştirmiştir. İlk derece mahkemesi, 28/2/2018 tarihli (yani beraat kararından sonraki) 5.000 TL'lik dekontu, hükümden sonrasına ait olduğu için reddetmiştir. Başvurucu ise istinaf dilekçesinde, bunun 'avukatıyla yaptığı anlaşmanın gereği' olduğunu, yani ödemenin taksitlendirilmiş olabileceğini iddia etmiştir. AYM, derece mahkemelerinin, başvurucunun bu ve diğer iddialarını (başka davası olmadığı gibi) araştırmadan, aşırı şekilci gerekçelerle talebi reddetmesini bir bütün olarak hakkaniyete aykırı bulmuştur. Bu durum, avukatlık ücretinin tamamının peşin ödenmesinin zorunlu olmadığını, tarafların anlaşması gereği bir kısmının işin sonunda (beraatten sonra) ödenebileceğini ve bu durumun, ödemenin ilgili davaya ilişkin olduğu diğer delillerle destekleniyorsa, tazminat talebinin reddi için tek başına geçerli bir sebep olamayacağını göstermektedir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/avukatlik-ucretinin-tazmin-edilmesi/)