Bir kadının, boşandıktan sonra gebe olmadığını ispatlayarak iddet süresinin kaldırılması için dava açtığını ve mahkemenin talebini kabul ettiğini varsayalım. Bu karar, daha sonra kadının aslında gebe olduğunun anlaşılması durumunda, doğacak çocuğun soybağını nasıl etkiler?
İddet süresinin kaldırılması kararı, soybağına ilişkin maddi gerçeği değiştiren bir karar değildir; sadece kadının yeniden evlenmesine izin veren usuli bir karardır. Bu karar, babalık karinesini (TMK m. 285) ortadan kaldırmaz. Eğer kadın, iddet süresinin kaldırılması kararından sonra, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 300 gün içinde doğum yaparsa, TMK m. 285'teki babalık karinesi işlemeye devam eder ve çocuk yine de 'eski kocanın' nüfusuna kaydedilir. Çünkü karine, 'gebe olmama' durumuna değil, 'doğumun 300 gün içinde gerçekleşmesi' olgusuna bağlıdır. İddet süresinin kaldırılması kararının, sahte bir rapora veya hataya dayanarak verildiğinin anlaşılması, bu sonucu değiştirmez. Bu durumda yine, çocuğun soybağını düzeltmek için 'soybağının reddi davası' açılması gerekir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/iddet-suresinin-kaldirilmasi-davasi/ ve genel aile hukuku ilkeleri)