5271 sayılı CMK'nın 63. maddesi, bilirkişinin hangi hallerde atanabileceğini düzenlerken, 1412 sayılı mülga CMUK'a göre nasıl bir değişiklik ve amaç gütmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115931

Metindeki gerekçeye göre, 5271 sayılı CMK, bilirkişinin rolünü ve atanma koşullarını 1412 sayılı Kanun'a göre daha net bir şekilde tanımlamıştır. Temel değişiklik ve amaç, 'bilirkişiyi gerçek rolüne döndürmek ve bilirkişi adaleti olarak adlandırılan uygulamalara son vermektir'. 'Bilirkişi adaleti', hâkimin kendi karar vermesi gereken hukuki konularda dahi sorumluluğu bilirkişiye devrederek, bilirkişi raporunu sorgulamaksızın kararına temel yapması anlamına gelen sakıncalı bir uygulamadır. CMK m.63, 'Ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.' hükmünü getirerek bu durumu engellemek istemiştir. Böylece, bilirkişinin sadece 'çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren' alanlarla sınırlandırılması ve hukuki vasıflandırma gibi hâkimin asli görev alanına müdahale edememesi sağlanarak, yargısal yetkinin hâkimde kalması hedeflenmiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-63-madde-cmk/)