AYM'nin Süleyman Altıntaş başvurusunda, ilk derece mahkemesinin, avukata yapılan ödemeye ilişkin banka dekontlarında 'dosya numarası' bulunmamasını ispata yeterli görmemesini eleştirmesinin altında yatan mantık nedir?
AYM'nin bu eleştirisinin altında yatan mantık, mahkemenin aşırı şekilci, hayatın olağan akışına aykırı ve keyfi bir değerlendirme yapmasıdır. AYM'nin bu yaklaşıma karşı çıkmasının nedenleri şunlardır: 1) **Hayatın Olağan Akışına Aykırılık:** Başvurucunun da belirttiği gibi, bir avukata EFT yapılırken açıklama kısmına mahkeme dosya numarasını yazmak, yaygın veya zorunlu bir uygulama değildir. Mahkemenin böyle bir beklenti içine girmesi, hayatın olağan akışıyla bağdaşmaz. 2) **Delillerin Bütüncül Değerlendirilmemesi:** Mahkeme, dekontları tek başına değil, diğer delillerle birlikte değerlendirmelidir. Dekonttaki alıcının, başvurucuyu ceza soruşturmasında temsil eden avukat olması, açıklama kısmında 'Vekalet Ücreti' yazması ve başvurucunun 'başka bir davam yok' iddiası birleştiğinde, ödemenin ilgili dosyaya ait olduğuna dair güçlü bir karine oluşmaktadır. Mahkemenin bu bağlantıları görmezden gelmesi, bariz bir takdir hatasıdır. 3) **İspat Külfetinin Orantısızlığı:** Mahkeme, ispat için neredeyse imkansız veya çok zor bir şart (her dekontta dosya numarası olması) arayarak, başvurucunun ispat hakkını anlamsız kılmaktadır. Bu durum, delillerin değerlendirilmesinde keyfiliğe yol açtığı için adil yargılanma hakkını ihlal eder. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/avukatlik-ucretinin-tazmin-edilmesi/)