Anayasa Mahkemesi, Reşat Berber ve Nevzat Gönen başvurusunda, yaklaşık 47 yıldır devam eden bir kadastro davasında, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasını neden 'başvuru yollarının tüketilmemesi' gerekçesiyle kabul edilemez bulurken, adil yargılanma hakkının (makul sürede yargılanma) ihlal edildiği iddiasını kabul etmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115914

Anayasa Mahkemesi bu ayrımı, iki hakkın niteliği ve ihlalin gerçekleşme anı arasındaki farka dayandırmıştır. 1) **Mülkiyet Hakkı İddiası:** Mülkiyet hakkına ilişkin bir ihlal, ancak davanın esası hakkında bir karar verilip bu kararın kesinleşmesiyle somutlaşır. Somut olayda, dava hala ilk derece mahkemesi önünde derdest olduğu, yani esasa ilişkin nihai bir karar verilmediği için, mülkiyet hakkına yönelik bir ihlal iddiasını değerlendirmek için henüz erkendir. Başvurucuların öncelikle ilk derece mahkemesi kararını ve ardından istinaf/temyiz yollarını tüketmesi gerekir. Bu nedenle başvuru yolları tüketilmemiştir. 2) **Adil Yargılanma Hakkı (Makul Sürede Yargılanma) İddiası:** Makul sürede yargılanma hakkının ihlali ise, davanın sonucunu beklemeksizin, yargılamanın 'süreç' itibarıyla kendisinden kaynaklanır. Bir davanın belirli bir süreyi aşması, sonucundan bağımsız olarak, başlı başına bir hak ihlali oluşturur. Olayda, davanın 47 yıldır devam ediyor olması, sonucun ne olacağından bağımsız olarak, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini göstermek için yeterlidir. Bu hak açısından başvuru yollarının tüketilmesi şartı, davanın halen devam ediyor olmasıyla zaten karşılanmış sayılır. Bu nedenle AYM bu iddiayı esastan inceleyip ihlal kararı vermiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/anayasa-mahkemesine-bireysel-basvuru/)