Kavga sırasında bir kişiye, mensup olduğu etnik kökene atıfla küfür edilmesi (örn: 'a... k...'), TCK m. 216/2 kapsamında 'halkın bir kesimini alenen aşağılama' suçunu mu, yoksa TCK m. 125 kapsamında 'hakaret' (sövme) suçunu mu oluşturur? Yargıtay'ın bu konudaki ayrım kriteri nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115893

Bu durum, genellikle 'hakaret' suçunu oluşturur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2020/17273 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu ayrımda temel kriter, ifadenin hedefidir. TCK m. 216/2'nin oluşabilmesi için, eylemin belirsiz sayıda kişiden oluşan ve kanunda sayılan özelliklere sahip bir 'halk kesimini' genel olarak hedef alması gerekir. Kavga sırasında, belirli bir şahsı hedef alarak, o kişinin mensup olduğu grup üzerinden küfür edilmesi durumunda, eylemin asıl amacı o 'şahsın' onur, şeref ve saygınlığına saldırmaktır. Burada aşağılanan, grubun kendisi değil, o gruba mensubiyeti kullanılarak kişinin kendisidir. Dolayısıyla, eylem 'halkın bir kesimini' değil, doğrudan 'katılanın şahsını' hedef aldığı için TCK m. 216/2 değil, TCK m. 125'teki hakaret suçu kapsamında değerlendirilmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/halki-kin-ve-dusmanliga-tahrik-ve-dini-degerleri-asagilama-sucu.html)