Terörle Mücadele Kanunu m.6 gibi özel düzenlemeler, güvenlik görevlilerinin kimliklerinin deşifre edilmesini suç sayarken, bu durum kamusal bir olayın haberleştirilmesi veya delil olarak kaydedilmesiyle nasıl bir denge içinde yorumlanmalıdır? Yazarın bu konudaki ayrımını belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115883

Yazar, bu iki durum arasında net bir ayrım yapmaktadır. TMK m.6 gibi düzenlemelerin amacı, terörle mücadelede görev alan personelin kimliklerini gizli tutarak onları ve ailelerini hedef haline gelmekten korumaktır. Bu, meşru bir amaçtır. Yazarın eleştirdiği EGM genelgesi ise bu özel durumdan farklı bir konuyu, yani kamusal bir olaya müdahale eden herhangi bir polisin eylemlerinin kaydedilmesini hedef almaktadır. Yazarın ayrımı şudur: Kaydın amacı, bir güvenlik görevlisinin kimliğini 'deşifre etmek', onu ifşa ederek hedef göstermek, yaymak ise bu durum TMK m.6 kapsamında suç oluşturabilir. Ancak kaydın amacı, kamusal bir alanda gerçekleşen ve kamuoyunu ilgilendiren bir olayın (bir protesto, bir tutuklama anı vb.) kendisini, polisin eylemlerinin hukuka uygun olup olmadığını veya bir suç işlenip işlenmediğini delillendirmek ise, bu durum haber alma ve delil toplama hakkı kapsamındadır. Burada amaçlanan, kişinin kimliği değil, eylemin kendisidir. Bu ikinci durumda, maddi hakikate ulaşma ve kamu denetimi yararı, polisin görüntüsünün kaydedilmemesindeki yarardan üstündür. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ses-ve-goruntu-kaydi-alinmasi-konulu-egm-genelgesi)