Bir davanın görüldüğü ilk derece mahkemesi, davalı tanıklarının dinlenmesi için ara karar kurmuş, ancak tanıkların mazeretsiz gelmemesi üzerine zorla getirme kararı vermeden dosyayı karara bağlamıştır. Davalı bu kararı temyiz etmiştir. Yargıtay'ın bozma kararı üzerine dosya tekrar ilk derece mahkemesine gelmiş, ancak mahkeme ilk kararında direnmiştir. Bu direnme kararını temyiz incelemesi yapacak olan Yargıtay dairesi, direnme kararını yerinde bulmazsa nasıl bir karar vermelidir?
Bu soru doğrudan metinlerde yer almasa da, metinlerdeki Yargıtay kararlarının usulü ve genel hukuk bilgisiyle cevaplanabilir. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin direnme kararını yerinde bulmazsa, davayı esastan çözme yetkisi yoktur. Bu durumda Yargıtay, direnme kararını bozarak dosyayı nihaî kararı vermek üzere 'Hukuk Genel Kurulu'na (HGK) gönderir. HGK, Yargıtay daireleri ile ilk derece mahkemeleri arasındaki direnme kararlarına dayalı uyuşmazlıkları çözen en üst merciidir. HGK'nın vereceği karar (direnmeyi yerinde bulma veya bozma yönünde), hem ilgili daireyi hem de ilk derece mahkemesini bağlayıcı niteliktedir. Somut örnekte, tanıkların HMK m. 245'e aykırı olarak dinlenmemesi açık bir usul hatası olduğu için, HGK'nın da direnme kararını bozması ve tanıkların dinlenmesi için dosyayı tekrar ilk derece mahkemesine göndermesi beklenir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-245-cagriya-uyma-zorunlulugu.html ve genel usul hukuku bilgisi)