Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/6305 E. sayılı kararında, sanığın düzenlediği bonoya kendisiyle aynı adı taşıyan amcasının oğlunun T.C. kimlik numarasını yazması eylemi neden 'resmi belgede sahtecilik' suçu olarak kabul edilmemiştir? Kararın gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115861

Kararda bu eylem 'resmi belgede sahtecilik' suçu olarak kabul edilmemiştir çünkü yapılan ekleme, belgenin 'bono' vasfını ortadan kaldırmamış ve belgenin kendisinde bir sahtelik yaratmamıştır. Yargıtay'a göre, resmi belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin kendisinin sahte olarak düzenlenmesi veya gerçek bir belge üzerinde aldatıcılık kabiliyeti olacak şekilde değişiklik yapılması gerekir. Somut olayda, bono unsurları tam olarak sanığın kendisi tarafından düzenlenmiştir. Sanığın, kendi isminin altına başkasının T.C. kimlik numarasını eklemesi, senedin TTK'da sayılan zorunlu unsurlarından (bedel, vade, imza vb.) hiçbirini geçersiz kılmamaktadır. Belge, bono olma vasfını korumaktadır. Yargıtay, bu eylemin takibi zorlaştırmaya yönelik hileli bir davranış olabileceğini ancak belgenin kendisini sahte hale getirmediğini, bu nedenle sahtecilik suçunun maddi unsurunun oluşmadığını belirtmiştir. Eylem, belki başka bir suç (örn. dolandırıcılık veya başkasının kimlik bilgilerini kullanma) kapsamında değerlendirilebilir, ancak belgenin kendisi sahte değildir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-207-senette-cikinti-kazinti-ve-silinti.html)