Boşanma nedeniyle eşten mal kaçırma (muvazaa) iddiasına dayalı bir tapu iptali davasında, taşınmazın son maliki ile ara malikler arasındaki dava arkadaşlığının hukuki niteliği nedir? Yargıtay, bu tür davalarda neden tüm maliklerin davalı olarak gösterilmesini aramaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115844

Bu tür bir davada, son kayıt maliki ile ara malikler arasında 'şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığı' bulunmaktadır. Yargıtay'ın tüm malikleri davada taraf olarak aramasının temel nedeni, muvazaa iddiasının zincirleme bir nitelik taşımasıdır. Davacının, son malikin de kötü niyetli olduğunu ve mülkiyeti muvazaalı olarak edindiğini ispatlayabilmesi için, devir zincirindeki tüm halkaların (ara maliklerin) kötü niyetli olduğunu veya en azından durumu bilebilecek durumda olduklarını kanıtlaması gerekir. Eğer aradaki devirlerden birinde 'iyi niyetli' bir üçüncü kişi varsa, bu iyi niyetli kişinin kazanımı TMK m. 1023 uyarınca korunur ve muvazaa zinciri kopmuş olur. Bu zincirin kopup kopmadığını, davacı ile son malik arasında hukuki bir irtibat kalıp kalmadığını tespit edebilmek için, tüm devirlerin ve devirlerdeki tarafların niyetlerinin bir bütün olarak aynı davada değerlendirilmesi zorunludur. Bu, çelişkili kararları önlemek ve maddi gerçeği doğru bir şekilde ortaya çıkarmak için bir usuli zorunluluktur. (Bkz. YHGK 24.02.2022 T, 2019/854 E.) (Kaynak: or.av.tr/mecburi-dava-arkadasligi-hmk-m-59-60/)