Bir yapı kooperatifinde, tapusunu alarak kooperatifle ilişiği kesildiği iddia edilen bir üyenin, yıllar sonra yapılan bir genel kurulda alınan kararla kendisine yeniden borç çıkarılması, 'kazanılmış hak' ilkesine aykırı mıdır? Metindeki Yargıtay kararının bu konuya yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115815

Metindeki Yargıtay kararının temel mantığına göre, bu durum 'kazanılmış hak' ilkesine aykırı değildir. Çünkü bir yapı kooperatifinde ortaklık, nihai ve gerçek anlamda ancak tüm inşaatlar tamamlanıp 'kesin maliyet' ortaya çıktıktan ve tasfiye süreci sonuçlandıktan sonra biter. Henüz inşaatlar devam ederken bir üyenin tapusunu alması, onun kooperatifin gelecekteki borçlarından tamamen kurtulduğu anlamına gelmez. Yargıtay, kooperatifin amacının tüm ortakları ev sahibi yapmak olduğunu ve bu süreçte ortaya çıkan tüm maliyetlerin ortaklar arasında 'eşitlik' ilkesine göre paylaştırılması gerektiğini vurgular. Bu nedenle, 'inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği' yerleşik içtihatlarla kabul edilmiştir. Dolayısıyla, tapusunu alan üyenin, tüm inşaatlar bittikten sonra yapılacak nihai kesin maliyet hesabından payına düşen bir borç çıkması halinde bundan sorumlu olması, kazanılmış bir hakkın ihlali olarak görülmemektedir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/kooperatif-kesin-maliyet-bedeli/)