CMK m. 30, hâkimin çekinmesi durumunda iki farklı senaryo öngörmektedir. Hâkimin, CMK m. 22'deki 'yasaklılık' sebeplerine dayanarak çekinmesi ile 'tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler' ileri sürerek çekinmesi arasında, merciin karar verme yetkisi açısından ne gibi bir fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115787

CMK m. 30'a göre iki durum arasında merciin takdir yetkisi açısından temel bir fark bulunmaktadır: 1) **Yasaklılık Sebebiyle Çekinme (CMK m. 30/1):** Eğer hâkim, CMK m. 22'de sayılan mutlak yasaklılık hallerinden (örneğin, davada daha önce savcı veya tanık olarak görev yapmış olmak, sanığın üstsoy veya altsoyu olmak vb.) birine dayanarak çekinirse, merciin (incelemeye yetkili mahkemenin) bu çekinmenin uygun olup olmadığını değerlendirme yetkisi yoktur. Merci, yasaklılık sebebinin varlığını tespit etmekle yetinir ve davaya bakmakla başka bir hâkimi veya mahkemeyi görevlendirmek zorundadır. Burada merciin takdir yetkisi bulunmamaktadır. 2) **Tarafsızlığı Şüpheye Düşüren Sebeple Çekinme (CMK m. 30/2):** Eğer hâkim, CMK m. 22'de sayılmayan ancak kendi vicdanında tarafsızlığını şüpheye düşürdüğünü düşündüğü bir sebep (örneğin, taraflardan biriyle arasında husumet olması veya önceden davayla ilgili görüş açıklamış olması) ileri sürerek çekinirse, merci öncelikle 'çekinmenin uygun olup olmadığına' karar verir. Merci, hâkimin ileri sürdüğü sebebin gerçekten tarafsızlığını şüpheye düşürecek nitelikte olmadığına kanaat getirirse çekinme talebini reddedebilir ve hâkimin davaya bakmaya devam etmesine karar verebilir. Eğer merci çekinmeyi uygun bulursa, o zaman başka bir hâkim veya mahkeme görevlendirir. Yani bu durumda merciin bir takdir ve değerlendirme yetkisi vardır. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/5673 E. sayılı kararı da bu ayrımı vurgular.) (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-30-hakimin-cekinmesi-ve-inceleme-mercii.html)