HMK m. 245 uyarınca, usulüne uygun olarak çağrıldığı halde duruşmaya gelmeyen bir tanık hakkında mahkemenin izlemesi gereken prosedür nedir? Mahkemenin, tanıklarını hazır etmesi için tarafa kesin süre verip 'hazır etmezse vazgeçmiş sayılacağı' şeklinde ihtaratta bulunması hukuka uygun mudur?
Hayır, hukuka uygun değildir. HMK m. 245'e göre, usulüne uygun olarak çağrıldığı halde mazeret bildirmeksizin duruşmaya gelmeyen tanık hakkında izlenmesi gereken prosedür şudur: Mahkeme, tanığın 'zorla getirtilmesine' karar verir ve ayrıca gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve disiplin para cezasına hükmeder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/18450 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, usul hukukunda tarafların tanıklarını duruşmada 'hazır etme' gibi bir yükümlülüğü yoktur. Taraflar tanık listesini sunar, mahkeme de bu tanıkları davetiye ile çağırır. Tanık gelmezse, mahkemenin resen HMK m. 245'teki zorla getirme prosedürünü işletmesi gerekir. Mahkemenin, bu yasal prosedürü uygulamak yerine, tanığı hazır etmesi için tarafa kesin süre vermesi ve hazır edilmemesi halinde dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılacağına karar vermesi, savunma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır ve bozma sebebidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-245-cagriya-uyma-zorunlulugu.html)