Süleyman Altıntaş başvurusunda, avukatlık ücretinin tazmini talebinin reddedilmesi şikayeti, Anayasa Mahkemesi tarafından neden mülkiyet hakkı (Anayasa m.35) kapsamında değil de adil yargılanma hakkı (Anayasa m.36) kapsamında incelenmiştir? AYM'nin 'meşru beklenti' doktrini bu bağlamda nasıl bir rol oynamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115785

AYM, bu şikayeti mülkiyet hakkı kapsamında incelememiştir çünkü başvurucunun talebi, henüz varlığı ve miktarı kesinleşmemiş bir 'alacak iddiası'na ilişkindir. Anayasa m. 35'te korunan mülkiyet hakkı, kural olarak 'mevcut mülkü' korur. Bir tazminat alacağının mülkiyet hakkı kapsamına girebilmesi için ya kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla varlığının tespit edilmiş olması ya da kanundan doğan ve icrası kabil hale gelmiş bir 'meşru beklenti' niteliğinde olması gerekir. Somut olayda, başvurucunun avukatlık ücretinden Hazine'nin sorumlu olup olmadığı ve ne kadarından sorumlu olduğu, ancak açılan tazminat davasının sonucunda kesinleşebilecek bir meseledir. Dava aşamasında bu talep, icra edilebilir bir alacak veya güçlü bir meşru beklenti değil, sadece bir 'iddia'dır. Bu nedenle, uyuşmazlığın özü, bir mülkün kaybı değil, bu iddiayı karara bağlayan yargılamanın adil olup olmadığıdır. Bu yüzden AYM, incelemeyi medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin bir uyuşmazlık olarak görmüş ve adil yargılanma hakkının bir güvencesi olan 'hakkaniyete uygun yargılanma hakkı' (Anayasa m. 36) çerçevesinde yapmıştır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/avukatlik-ucretinin-tazmin-edilmesi/)