Yazar, Anayasa m.84'ün son fıkrasının 2010'da kaldırılmasını 'olması gereken hukuk' açısından neden eleştirmektedir? Yazarın bu konudaki temel argümanı nedir?
Yazar, Anayasa m.84'ün son fıkrasının kaldırılmasının Pozitif Hukuk açısından durumu netleştirdiğini ancak 'olması gereken hukuk' (de lege ferenda) açısından isabetli olmadığını savunmaktadır. Yazarın temel eleştirileri şunlardır: 1) **Çelişki ve Tutarsızlık:** Bir milletvekilinin eylem ve beyanlarının, Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'nın 68. maddesindeki temel ilkelere (devletin bölünmez bütünlüğü, laiklik, hukuk devleti vb.) aykırı bulunarak bir partinin kapatılmasına neden olacak kadar ağır olduğu tespit edilirken, aynı milletvekilinin temsil görevine devam etmesi bir çelişkidir. Bu durum, siyaset yapmanın en üst seviyesi olan milletvekilliğine devam edebilirken, daha basit bir siyasi faaliyet olan parti üyeliğinin yasaklanması gibi tutarsız bir sonuç doğurur. 2) **'Hukuk Devleti' İlkesiyle Bağdaşmazlık:** Anayasal düzeni ihlal ettiği yargı kararıyla sabit olan bir eylemin failinin, yasama organında görevini sürdürmesi 'hukuk devleti' ilkesiyle bağdaşmaz. Yazar, sübjektif sorumluluğun devam etmesi ve partinin kapatılmasına neden olan milletvekilinin vekilliğinin de düşmesi gerektiğini savunmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/siyasi-partinin-kapanmasina-sebebiyet-veren-milletvekili)