Bir haber sunucusunun, canlı yayında askeri bir operasyonla ilgili olarak '...sivil öldürecek olsak Cihangir'den başlarız, Nişantaşı... Bir sürü hain var...' şeklinde sözler sarf etmesi, TCK m. 216/1 kapsamında 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçunu oluşturur mu? Yargıtay'ın 2021/17054 E. sayılı kararında bu olay hangi gerekçeyle değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115772

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, anılan kararında bu sözlerin TCK m. 216/1'deki suçu oluşturmadığına hükmetmiştir. Daire'nin gerekçesi, suçun zorunlu unsuru olan 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin' somut olayda ortaya çıkmadığıdır. Karara göre, sanığın bu sözleri sonrası bazı kişiler tarafından suç duyurusunda bulunulmuş olması, tek başına bu tehlikenin varlığını göstermeye yetmez. Dosyaya, bu ifadeler nedeniyle toplumda bir kargaşa çıktığı, belirli bir grubun diğerine karşı somut bir şiddet eylemine yöneldiği veya bu yönde ciddi bir tehlikenin belirdiğine dair bir tespitin yansımadığı belirtilmiştir. Bu karar, TCK m. 216/1'in bir 'somut tehlike suçu' olarak yorumlanması gerektiğini ve tahrik edici ifadenin kendisinin değil, yarattığı somut ve tehlikeli sonucun cezalandırıldığını vurgulayan yerleşik içtihadın bir örneğidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/halki-kin-ve-dusmanliga-tahrik-ve-dini-degerleri-asagilama-sucu.html)