Alacağı hem bir kambiyo senedi (bono) hem de taşınmaz ipoteği ile teminat altına alınmış bir alacaklı, borçlunun temerrüde düşmesi halinde, aynı anda hem kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir mi? Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 2023/1 K. sayılı kararı bu durumu hangi hukuki ilkelere dayandırarak çözmektedir?
Hayır, başlatamaz. Yargıtay Büyük Genel Kurulu, bu durumda alacaklının 'tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla' dahi olsa aynı anda iki takibi birden yürütemeyeceğine karar vermiştir. Kararın dayandığı temel ilkeler şunlardır: 1) **Önce Rehne Müracaat Kuralı ve İstisnası:** Kural olarak rehinli alacaklı önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna gitmek zorundadır (İİK m. 45). Ancak alacak kambiyo senedine bağlıysa bu kuralın bir istisnası olarak alacaklı dilerse doğrudan kambiyo takibi yapabilir (İİK m. 45/3, m. 167). Bu, alacaklıya bir seçim hakkı tanır, iki yola aynı anda başvurma hakkı değil. 2) **Derdestlik (Mükerrer Takip Yasağı):** Takiplerin türü farklı olsa da, alacak ve taraflar aynı olduğundan ikinci takip mükerrerdir ve hukuki yarar yoktur. 3) **Usul Ekonomisi (Anayasa m. 141/4):** İki ayrı takip başlatmak, borçluyu fazladan masraf ve vekalet ücretiyle yükümlü kılacak, icra organlarını gereksiz meşgul edecek ve yargılamanın maliyetini artıracaktır. 4) **Menfaatler Dengesi ve Ölçülülük:** Henüz rehin açığı belgesi dahi alınmamışken, borçlunun hem rehinli malını hem de diğer mallarını haciz tehdidi altına sokmak, borçlu aleyhine menfaatler dengesini bozar ve ölçülülük ilkesine aykırıdır. Alacaklı, bu iki yoldan birini tercih etmek zorundadır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/kambiyo-senetlerine-mahsus-haciz/)