Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2019/11813 K. sayılı kararında, TCK m.216/3'teki 'kamu barışını bozmaya elverişli olma' unsuru nasıl yorumlanmıştır? Bu unsurun tespiti için kamu barışının fiilen bozulması gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #115557

İlgili kararda Yargıtay, TCK m.216/3'ün bir 'tehlike suçu' olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle, suçun oluşması için kamu barışının fiilen bozulması gerekmez; yapılan aşağılayıcı eylemin kamu barışını 'bozma ihtimalinin' bulunması, yani 'bozmaya elverişli' olması yeterlidir. Kararda, bu unsurun gerçekleşmesi için 'açık ve yakın bir tehlike' aranmadığı, kamu barışının bozulma ihtimalinin yeterli olduğu belirtilmiştir. Ayrıca AİHM kararlarına atıfla, ulusal makamların kendi ülkelerinde hangi ifadelerin dini barışı bozabileceğini değerlendirmede geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu ifade edilmiştir. (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/halki-kin-ve-dusmanliga-tahrik-ve-dini-degerleri-asagilama-sucu.html)