Bir tacir, önceden doğmuş bir borcu için, karşılığı olmayan bir çeki 'kredi sözleşmesi imzalandıktan sonra' bankaya teminat olarak verirse, bu eylem neden nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaz?
Metinde atıf yapılan Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2015/22518 K. sayılı kararının mantığına göre, bu eylem nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaz çünkü suçun 'hile' unsuru ve 'nedensellik bağı' gerçekleşmemiştir. Kredi sözleşmesi zaten imzalanmış ve borç ilişkisi kurulmuştur. Sahte çek, bu borç ilişkisi kurulduktan sonra, yani bankanın zarara uğrama potansiyeli (krediyi verme kararı) oluştuktan sonra verilmiştir. Hileli davranış (sahte çeki vermek), bankanın kredi verme kararını etkilememiştir. Bankanın zararı veya zarar tehlikesi, hileli davranıştan kaynaklanmadığı için dolandırıcılık suçu oluşmaz.