Yurt dışında olduğundan bahisle yargılanamayan ve hakkında terör örgütü kurucusu/yöneticisi/üyesi olduğu iddiası bulunan bir kişiye 'terörist' denilebilir mi? Metin bu durumu 'suçsuzluk karinesi' açısından nasıl değerlendiriyor?
Metin bu durumu incelerken, suçsuzluk karinesi gereği kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan kimseye 'suçlu' denilemeyeceğini vurgular. Ancak, bu kişinin 'terörist olmakla suçlandığını' belirtmenin mümkün olabileceğini ifade eder. Yazar, 'suçlu olarak kabul edilmese bile, suçlanan kişinin ne ile suçlandığının ortaya koyulması bakımından terör suçlamasının gündeme getirilmesinde hukuki sakıncanın bulunmayacağı ileri sürülebilir' diyerek, ithamın içeriğini belirtmek ile kişiyi suçlu ilan etmek arasında bir ayrım yapmaktadır. Nihayetinde, 'terörist' demek yerine 'terörist olmakla suçlanan/itham edilen' demenin daha doğru olacağı sonucuna varılır.