Danıştay 13. Dairesi'nin 2015/2043 K. sayılı kararının karşı oy gerekçesine göre, 2577 sayılı İYUK m.5 (birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle dava açma) ile 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24/1-e (birden çok idare mahkemesinin yetki alanına giren işlere Danıştay'ın bakması) hükümleri birlikte nasıl yorumlanmalıdır?
Karşı oy gerekçesine göre, aralarında sebep-sonuç ilişkisi bulunan ve bu nedenle İYUK m.5 uyarınca tek dilekçeyle dava konusu edilebilen iki idari işlem, farklı idare mahkemelerinin yetki alanına giriyorsa (örneğin biri Ankara, diğeri İstanbul), bu durum 2575 sayılı Kanun m.24/1-e kapsamında 'birden çok idare mahkemesinin yetki alanına giren iş' olarak kabul edilmelidir. Bu yoruma göre, dava açmayı kolaylaştıran İYUK m.5'e uygun olarak açılmış bir davanın görevsizlik kararıyla bölünmesi usul ekonomisine aykırıdır. Dolayısıyla, bu tür bir dava, doğrudan ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülmelidir.