Ziynet eşyası davasında ispat yükü kime aittir? 'Hayatın olağan akışı' kavramı bu ispat yükünü nasıl şekillendirir?
Genel ispat kuralı gereği (TMK m.6, HMK m.190), iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür. Ziynet eşyası davalarında 'hayatın olağan akışı' kavramı ispat yükünün dağılımında önemli bir rol oynar. Hayatın olağan akışına göre, ziynet eşyalarının kadının üzerinde veya onun tasarrufunda (örneğin evdeki kasasında) bulunması beklenir. Bu nedenle, evden kendi isteğiyle ayrılan kadın eş, ziynetlerinin evde kaldığını, zorla elinden alındığını veya götürmesine izin verilmediğini, yani hayatın olağan akışına aykırı durumu ispat etmekle yükümlüdür. Eğer erkek eş, ziynetlerin kadında olmadığını, örneğin kendisinde olduğunu veya harcandığını iddia ediyorsa, bu olağandışı durumu ispat yükü de kendisine düşer.