Danıştay'ın bir kararında, iki yıllık adaylık süresi sonunda stajyerliği kaldırılmayarak ikinci yıla 'ertelenen' bir öğretmenin durumunu hukuka uygun bulmasının altında yatan mantık, 'adaylık süresini uzatma' kararını hukuka aykırı bulduğu diğer karardan nasıl farklılaşır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #114550

İki karar arasındaki temel fark, yasal sürenin aşılıp aşılmadığıdır. 657 sayılı Kanun, adaylık süresinin azami iki yıl olabileceğini belirtir. Birinci yılın sonunda başarısız bulunan bir adayın stajyerliğinin 'ikinci yıla ertelenmesi' (Danıştay 5. D. 1983/7286 K.), kanunun tanıdığı azami iki yıllık sürenin içinde kalınarak yapılan bir değerlendirme olduğu için hukuka uygundur. Ancak, iki yıllık azami süre dolduktan sonra, idarenin bu süreyi bir yıl daha 'uzatması' (Danıştay 5. D. 1984/964 K.), kanunun belirlediği azami sürenin dışına çıkmak anlamına geldiği için yetki aşımıdır ve hukuka aykırıdır. Yani biri yasal süre içinde bir değerlendirme, diğeri yasal süreyi aşan bir işlemdir.