Denkleştirme istemine (TTK m.122) ilişkin bir davada, müvekkil, acentenin portföy tazminatı hakkının düzenlenmediği yabancı bir hukukun uygulanmasını öngören bir hukuk seçimi anlaşmasına dayanmaktadır. Acente ise bu seçimin Türk kamu düzenine aykırı olduğunu iddia etmektedir. Mahkeme bu iddiayı nasıl değerlendirmelidir?
Mahkeme, bu iddiayı ciddiyetle değerlendirmelidir. Makalede de belirtildiği gibi, acenteyi koruyucu ve emredici nitelikte olan denkleştirme istemi hakkını tamamen ortadan kaldıran bir hukuk seçimi anlaşması, 5718 sayılı MÖHUK m.5 uyarınca Türk kamu düzenine aykırı bulunabilir. Mahkeme, bu değerlendirmeyi yaparken, TTK m.122'nin acente gibi ekonomik olarak daha zayıf olan tarafı koruma amacını, hükmün emredici niteliğini ('önceden vazgeçilemez' olması) ve bu hakkın kaldırılmasının yaratacağı adaletsiz sonucu dikkate almalıdır. Eğer seçilen hukukun uygulanması Türk adalet anlayışıyla bağdaşmayacak ölçüde hakkaniyete aykırı bir sonuç doğuruyorsa, bu hukuk seçimi anlaşmasını geçersiz sayarak Türk hukukunu uygulayabilir.