Soruşturma evresinde ifade veren bir tanık, duruşmada 'o ifademi baskı altında verdim, doğru değil' derse, mahkeme hangi ifadeye itibar etmelidir ve bu durumun yalan tanıklık suçu açısından sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #114472

Ceza muhakemesinde temel ilke 'doğrudanlık' ve 'yüz yüzelik'tir. Bu nedenle, mahkeme huzurunda, yeminli olarak ve serbest iradeyle verilen ifadeye öncelik tanınır. Mahkeme, tanığın duruşmadaki beyanına itibar etme eğiliminde olacaktır. Ancak, soruşturmadaki ifadesinden neden döndüğünü, baskı iddiasının somut olup olmadığını da araştıracaktır. Yalan tanıklık suçu açısından ise durum karmaşıktır. Eğer soruşturmadaki ifadesi doğru ve duruşmadaki ifadesi yalansa, duruşmadaki ifadesi nedeniyle suç oluşur. Eğer soruşturmadaki ifadesi yalan ve duruşmadaki ifadesi doğruysa, bu durum TCK m.274 kapsamında 'gerçeğe dönme' olarak etkin pişmanlık sebebi sayılabilir. Hangi ifadenin doğru olduğu, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek belirlenir.