Bir boşanma davasında tanık olarak dinlenen kişi, taraflardan birinin lehine olacak şekilde, aralarındaki mesajlaşmaları kendisinin yaptığını söyleyerek yalan beyanda bulunmuş, ancak daha sonra mahkemeye başvurarak gerçeği itiraf etmiştir. Bu durumda TCK m.274'ün uygulanabilmesi için mahkemenin neyi araştırması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #114442

Bu durumda mahkemenin, TCK m.274'ün hangi fıkrasının uygulanacağını belirlemek için, sanığın 'gerçeğe rücu ettiği tarihe kadar' geçen sürede, onun yalan beyanına dayanılarak aleyhine tanıklık yapılan kişi (bu olayda diğer eş) hakkında bir hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonucunu doğuran bir karar (örn. tedbir nafakası, velayet, uzaklaştırma kararı gibi) verilip verilmediğini araştırması gerekir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/3103 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, rücu tarihine kadar geçen süredeki yargısal gelişmeler saptanmalı ve buna göre etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı ve hangi fıkranın uygulanacağı değerlendirilmelidir.