Acentenin denkleştirme istemine (TTK m.122) hak kazanabilmesi için, sözleşmenin 'acentenin kusurlu davranışı nedeniyle müvekkil tarafından haklı olarak feshedilmemiş olması' şartı ne anlama gelir? Her iki tarafın da kusurlu olduğu hallerde Yargıtay nasıl bir çözüm benimsemektedir?
Bu şart, denkleştirme isteminin bir nevi 'ödül' niteliği taşıdığını gösterir. Eğer acente, sözleşmenin feshine kendi ağır kusuruyla (örneğin müvekkili dolandırması, talimatlara kasten uymaması gibi) sebep olmuşsa, bu haktan yararlanamaz. Makalede atıf yapılan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/2215 K. sayılı kararına göre, her iki tarafın da kusurlu olduğu hallerde, mahkeme bir 'kusur indirimi' yaparak denkleştirme isteminin kısmen kabulüne karar verebilmektedir. Bu, hakkaniyete dayalı bir çözümdür.