Yalan tanıklık suçunda (TCK m.272), tanığın beyanları arasında çelişki olması, tek başına bu suçun oluştuğunun kabulü için yeterli midir? Suçun sübutu için neyin ispatlanması gerekir?
Hayır, yeterli değildir. Ceza Genel Kurulu'nun 2020/499 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, tanığın beyanları arasındaki çelişki tek başına yalan tanıklık suçunun oluştuğunu göstermez. Suçun oluşabilmesi için, tanığın 'bilinçli olarak gerçekten ayrıldığının', yani yalan söylediğini bilerek ve isteyerek (kasten) gerçeğe aykırı tanıklık yaptığının her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispatlanması gerekir. Yanılma, ihmal veya bilmeyerek söylenen yanlış sözler bu suçun manevi unsurunu oluşturmaz.