TCK m.159'un (bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık) uygulanabilmesi için, failin elde ettiği yarar ile alacağının değeri arasında bir orantı olması gerekir mi? Makalede Yargıtay'ın ve yazarın görüşü nedir?
Bu konuda doktrinde farklı görüşler vardır. Bir görüşe göre orantı gerekmezken, diğer görüş orantının gerekli olduğunu savunur. Makalede, Yargıtay'ın da dolandırıcılık suçunun konusu ile alacağın miktarının karşılaştırılması gerektiğine dair kararları bulunduğu belirtilmiştir (Yargıtay 15. CD, 25.11.2015, 2013/17897 E. kararı). Yazar da bu görüşe katılarak, elde edilen yararın alacaktan orantısız şekilde fazla olması durumunda “alacağı tahsil amacı”ndan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle orantının manevi unsurun tespiti açısından gerekli olduğunu belirtmektedir.