Yazar, “iltisak” ve “irtibat” kavramlarının ceza hukuku uygulamasında “kanunilik” ilkesi açısından ne gibi bir tehlike yarattığını ve bu kavramların aslında hangi sujeler için kullanılması gerektiğini savunmaktadır?
Yazar, “iltisak/kaynaşma” ve “irtibat/ilişki” kavramlarının belirsizliğine dikkat çekerek, bu kavramlar aracılığıyla “kanunilik” ilkesinin göz ardı edildiğini ve herkese “terörist” denilebilme riskinin ortaya çıktığını belirtmektedir. Birisiyle görüşmek, sosyal ilişki kurmak veya iş ilişkisine girmek gibi eylemlerin iltisak/irtibat sayılabilmesini eleştirmektedir. Yazara göre bu kavramlar gerçek kişiler için değil, “tüzel kişiler” için gündeme gelebilir. Gerçek kişiler için ise suçun kanundaki unsurlarının (tipiklik, maddi, manevi, hukuka aykırılık) somut delillerle ispatlanması esastır.