İdari yargı merciinin, idarenin bir atama işlemini iptal ederken, 'davacının yurtdışına atanma talebinden vazgeçtiği' gibi bir gerekçeyi dikkate alması, idari yargı yetkisinin sınırlarını aşar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #113929

Bu durum, idari yargı yetkisinin sınırları ve özellikle yerindelik denetimi yasağı bağlamında değerlendirilmelidir. Danıştay 2. Dairesi'nin 2010/3272 sayılı kararının özetinde, ilk derece mahkemesinin kararında 'davacının yurtdışına atanma talebinden vazgeçtiği' hususuna değinilmiştir. İdari yargı, bir işlemin sebep, konu, amaç, şekil ve yetki unsurları yönünden hukuka uygunluğunu denetler. Davacının talebinden vazgeçmiş olması, idarenin takdir yetkisini kullanırken dikkate alabileceği bir 'sebep' unsuru olabilir. Ancak mahkemenin, 'vazgeçtiği için atanması yerinde değildir' gibi bir sonuca varması, idarenin takdir yetkisinin yerine geçerek yerindelik denetimi yapması anlamına gelebilir. Mahkemenin odaklanması gereken, vazgeçme beyanına rağmen idarenin atama işlemini yapmasının hukuken geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığıdır. Örneğin, yargı kararının uygulanması zorunluluğu gibi bir sebep varsa, davacının vazgeçmesi tek başına işlemi hukuka aykırı kılmaz. Mahkemenin bu dengeyi dikkatli kurması gerekir.