Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/251 K. sayılı kararına konu olan uyuşmazlıkta, davacının daha önceki bir boşanma ve mal rejimi davasında yaptığı feragat beyanının, sonradan açılan mal rejimi davasında neden hukuki bir sonuç doğurmadığı kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #113571

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu feragat beyanının hukuki bir sonuç doğurmamasını 'doğmamış haktan feragat edilemeyeceği' evrensel hukuk ilkesine dayandırmıştır. Gerekçesi şudur: 4721 sayılı TMK'ya göre, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı (katılma alacağı veya değer artış payı alacağı), ancak boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte talep edilebilir hale gelir, yani hak bu tarihte doğar. Somut olayda, davacı ilk davadan feragat ettiğinde, boşanma kararı henüz kesinleşmemişti. Hatta o dava da feragat nedeniyle reddedilmiş ve ortada kesinleşmiş bir boşanma hükmü yoktu. Dolayısıyla, davacının feragat ettiği mal rejimi alacağı, hukuken henüz 'doğmamış' bir haktı. Doğmamış bir haktan önceden yapılan feragat hukuken geçersizdir. Bu nedenle, ilk davadaki feragat beyanı, boşanmanın kesinleşmesinden sonra açılan yeni mal rejimi davası için bir kesin hüküm veya bağlayıcı bir ikrar teşkil etmez.