Sanığın, mahkeme başkanı olarak görev yaptığı dönemde, başka bir sanığın tutukluluk halinin devamına ilişkin karara itirazı inceleyerek 'görüş açıkladığı' bir davada, Yargıtay üyesi seçildikten sonra aynı işin temyiz incelemesine katılması, Ceza Genel Kurulu'nun 2019/286 E. sayılı kararında hangi hakların ihlali olarak nitelendirilmiştir?
Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında bu durum, iki temel hakkın ihlali olarak nitelendirilmiştir: 1. **CMK m. 23/1'in İhlali:** Bu madde, hâkimin, aynı davada 'hükme katılmış olması' halinde, yüksek görevli mahkemede görev yapamayacağını düzenler. Tutukluluğun devamına ilişkin görüş açıklamak, davanın esası ve sanığın suçluluğu hakkında bir kanaat oluştuğunu gösterdiğinden, 'hükme katılma' benzeri bir durum olarak yorumlanmış ve bu yasağın ihlal edildiği kabul edilmiştir. 2. **Adil Yargılanma Hakkının İhlali (AİHS m. 6):** Hâkimin, daha önce davanın esasına ilişkin bir görüş açıkladığı bir dosyada, sonradan temyiz mercii olarak görev yapması, 'tarafsız mahkeme' ilkesini zedeler. Bu durum, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının da ihlali niteliğindedir.