Bir kişinin, tartıştığı mağduru yaralama kastıyla ateş edip yaralayamadığı, ancak bu sırada mağdurun aracının ve işyerinin zarar gördüğü bir olayda, fail hakkında hangi suç veya suçlardan hüküm kurulmalıdır? Yargıtay CGK'nın K. 2014/164 sayılı kararındaki 'fikri içtima' analizini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #113363

Bu olayda fail, tek bir eylemle (ateş etme) birden fazla suçu (kasten yaralamaya teşebbüs ve mala zarar verme) işlemiştir. Bu durumda TCK m. 44'te düzenlenen fikri içtima kuralı uygulanır ve fail, bu suçlardan en ağır cezayı gerektirenden sorumlu tutulur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında da bu sonuca varılmıştır. Failin asıl kastı kişiyi yaralamaya yönelik olduğu için, eylem öncelikle 'kasten yaralamaya teşebbüs' suçunu oluşturur. Bu eylem sırasında başkasının malına zarar vermesi ise 'mala zarar verme' suçunu oluşturur. Yargıtay, bu durumda eylemin belirli bir hedefe yönelik olması nedeniyle TCK m. 170'teki genel güvenliği tehlikeye sokma suçunun unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir. Dolayısıyla, mahkeme, kasten yaralamaya teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından hangisi daha ağır bir cezayı öngörüyorsa, faili sadece o suçtan cezalandırmalıdır. Her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması, TCK m. 44'ün ihlali anlamına gelir ve hukuka aykırıdır.